ölü bedenimin içinde,damarlarımda gezinen son kanım bağırıyor adını hücrelerime.sessizlikle savaşıyor sözcüklerim.yaşam tohumları bir tarafatan yeşerirken öbür yandan azrail üflüyor nefesinmi üzerime.hişşşşşşşşşş konuşma.konuşulanlar yalan samimi yalnlar.karanlık yada aydınlık içindeki ışık miktarlarına göre değişen göreceli kavramlar.
kaç kişi var bu bedenin içinde?kaç yalancı yaşıyor?hangisi kendini inandırdı yalanlarına?gerçekler ağır itiyor aşağıya doğru hayallerse uçuruyor zihnimden gökyüzüne.çok gerildim,çok geriledim ,yazmak kolay yapmak zor,ağlmak kolay birşeyler yapmak zor.olmak yada olmamak kimin bütün meselesi buydu?haturlayamıyorum. yok olmak yada sonsuz olmak işte asıl mesele bu.dünyada yok olmak yahut dünyada sonsuz olmak.
ne ordayı ne de burda? içinde olduğum bu yersizlik her yerimi kaplıyor.okumak lazım okumam lazım. ama öyle her kitabı değil.beni yolumda ilerletecek hikayelere ihtiyacım var.ayakta duran ruhların yazdığı cümleleri okumalıyım ki ayakta kalabileyim.
zaman hangimizi haklı çıkartacak bakalım.beni mi korkularımı mı????
31 Aralık 2009 Perşembe
12 Kasım 2009 Perşembe
27 Ekim 2009 Salı
YARIN OLMAMAK
İlk yazdığım kelimenin ardından beğenmeyip iki elim arasında buruşturdğum kağıt parçaları odanın her tarafını kaplamıştı.Yazacak birşey bulamakta yaşadığım bu bunalım kaşlarımda toplanan mimiklerimi harekete geçiriyordu.Oysa bulutlu havanın içinden gökkuşağı gibi fırlıyordu ruhum evin içinde.O kadar emindimki kelimelerin elimden tane tane dökülüp lezzetli bir yazı oluşturacağımdan.Ama olmadı.Kalktım, içinde bulunduğum düşünce kalabalığının içinden sıyrılıp bana yazdıracak o şeyi bulmak üzere kalktım.Sakin başlayan geceyi yatsı namazıyla sonlandırıp iletişime geçemek üzere abdest almaya başladım.Su soğuktu.Dokunduğu hücrelerimde difüzyon hızının artmasına sebep olacak kadar soğuk.Ardından salona geçtim.Yeşil bir seccadeyi boylu boyunca serdim salonun ortasına .Bütün dikkatimi topladım.Gözlerimi kapadım dünyayı geride bırakıp aslolanla irtibata geçme zamanı gelmit.Allahuekber dedim .Allah yücedir.Dualar kalbimden dökülmeye başladı.Tüylerim tekrarladığım duayla birlikte hareket etmeye başladı.Artık yalnız değildim.Parçası olduğum bütünle aramda enerji akışı başlammıştı.Secdeye vardım.Avuç içlerim ve alnım yerdeydi artık.Aklımsa bambaşka bir yerde.Uyumak belki de bir uyanış olacaktı.Uyumalıydım.Odama geçtim,bataniyeyi kaldırıp buruşmuş çarşafımın üzerindeki yerimi aldım ardından üzerimi örtüp kendimi derin bi uykunun kollarına bıraktım.Aklımda bitmemiş işlerim ve yarısına gelemediğim uzun yolumla yanyana uyumaya başladım.Zihnimin dehlizlerinde karşılaştığım son soruyu düşünmeye fırsat bulamadan uyku örttü üzerimi.Soru? "Yarın olmamam neyi değiştiriri?"
10 Ekim 2009 Cumartesi
................................................................
Düşünce dehlizleri bitmek bilmiyor.Tam serbest serbest dolaştığımı zannederken birinin içinde buluyorum kendimi.Karşılıksız beklentilerin faturası bu dehlizlein bir kısmını doldurmuş.Temizelemeye çalıştıkça daha da kirleniyor elim.Anlamsızlaşan anlamlardan kavramlar sorumlu oluyor.Bense bütün bu karmaşanın (ki cümleler arasındaki tutarlılık savaşından da anlaşıldığı gibi) içinde bi yerlerdeyim...Varoluş mücadelesi insan sevgisi araryışı ve açlığı.AYNI ZAMANDA İNSANLARIN VERDİĞİ YORGUNLUK VE BEZGİNLİK.Herkesin hatta bazen benimde her koşulda haklı olma durumları.Bitmek tükenmek bilmeyen bi sürü anlayışsızlığın, bencilliğin sınırsızlığındaki sonsuz gezisi.Sıkıntı...Neden kimsenin en sevdiklerimin bile umrunda değilim?!Yada neden bu umurunda olma durumu beni tatmin etmiyor? Yahut neden bu büyük beklenti?Yaptıklarıma büyüteçle baktığımdan mı yoksa daha fazlasına ihtiyaç duyduğumdan mı?...İçinde bulunduğum bu insansızlık durumu beni yalnızlığa doğru sürüklerken aynı zamanda parçası olduğum bütüne yaklaşmamı sağlıyor, bu durumsa bi bütünün parçası olduğundan haberi olmayan yüzbinlerce savrulmuş parçadan uzaklaştırıyor beni.Bu da içimde garip bi sıkıntıya yol açıyor.Küçük şeyler büyüyor.Olaylar sanki dağın zirvesinden aşağıya doğru inen,başlangıçta küçücükken zamanla tehlike arzedecek kadar büyüyen bir kartopu gibi.Bense o dağın eteğinde, başıma yığılacak olaylardan habersiz çevremdeki sıkıntı parçalarını toparlamaya çalışıyorum.Tabi koca dağa bunları savurduğumdan ve üzerime gelen bi tane sıkıntı topunun diğerlerinide kendine kattığından bi haberim...Bi tarafatan yorgun, bezgin, sıkıntılı, yalnız ve ölü diğer yandan hareketli,mutlu,huzurlu,ait ve canlıyım.Evet dünyanın en şizofrenik durumu ama böyleyim .Bazen negatif kısım kaplıyor ruhumu bazen de pozitif kısım.Yani denge yok .Ruhum oynak bir yapı.Ne tarafa bir yük binerse o tarafa gidiyor.
30 Ağustos 2009 Pazar
GERÇEK
..................................
İnançsızsın çalışmamışsın
Rahatsızsın alışmamışsın
Zamansızsın ulaşmamışsın
Kendin için uğraşmamışsın
Körmüşsün herşey gözünde büyümüş
SOrmuşsun cevabı özğndede bulmuşsun
Durmuşsun kendi içine bakmışsın
Yokmuşsun kendini olduramamışsın.
İnançsızsın çalışmamışsın
Rahatsızsın alışmamışsın
Zamansızsın ulaşmamışsın
Kendin için uğraşmamışsın
Körmüşsün herşey gözünde büyümüş
SOrmuşsun cevabı özğndede bulmuşsun
Durmuşsun kendi içine bakmışsın
Yokmuşsun kendini olduramamışsın.
umutsuz ev hanımı
........Umutsuz Ev Hanımı...........
" Ayy başıma ne geldi"-hep abartı.
" Müzik mi dinledikleri patırtı?"
"Nerde şu kumanda denen zımbırtı?"
"Programım başlıyacaktı geç kaldı."
Avrupa birliği süreci kürt açılımı.
" Aaa baksana yoksa alnım mı açıldı?"
Ülke, dünya,sermaye piyasa bakamadı.
Dizi,dedikodu derken vakit kalır mı?
Umutsuz ev hanımı evi süpürdü işi bitti
Umutsuz ev hanımı yedi içti uykusu geldi
Umutsuz ev hanımı aynaya baktı uyudu
Umutsuz yurdum insanı kendini görse uyur muydu?-bilmem
" Ayy başıma ne geldi"-hep abartı.
" Müzik mi dinledikleri patırtı?"
"Nerde şu kumanda denen zımbırtı?"
"Programım başlıyacaktı geç kaldı."
Avrupa birliği süreci kürt açılımı.
" Aaa baksana yoksa alnım mı açıldı?"
Ülke, dünya,sermaye piyasa bakamadı.
Dizi,dedikodu derken vakit kalır mı?
Umutsuz ev hanımı evi süpürdü işi bitti
Umutsuz ev hanımı yedi içti uykusu geldi
Umutsuz ev hanımı aynaya baktı uyudu
Umutsuz yurdum insanı kendini görse uyur muydu?-bilmem
29 Ağustos 2009 Cumartesi
25 Ağustos 2009 Salı
Kayıp Düşler Diyarı
Karanlığın içinde danseden ruhları gördüm.Esrarengiz ekspresle kayıp düşler diyarına giderken,aklımda uçuracağım hayal uçurtmaları vardı.Hızla ilerlerken küçük umut parçalarının ışığı ilişti gözüme.Derileri yüzlerine yalan iplikleriyle tutturulmş insanlardan uzaklaştıkça kendime,kendimi bulacağım yere,kayıp düşler şehrine yaklaşıyordum.Yolculuğumun en güzel yeriyse sonsuz gözlemlerimdi.Gecenin ışıksızlığında yazan elim parlıyordu.Sanki bize yolu o gösteriyordu.Kalbimden zihnime, ordanda elime hükmeden duygu tanleri kelime kelime dökülüyordu.Bir tutam sonra bir tutam daha sözcük serpiştiriyordum bitmek bilmez boş sayfama.Hayat devam ettikçe elim yazacak ,ışığım sönmeyecekti.Mutluydum hala mutluyum .Çünkü kayıp düşler diyarına az kaldı .Mantığın sınırlı duvarlarından kurtulmama az kaldı.
4 Ağustos 2009 Salı
Bugün yapmam gereken şeyler...Eğer hergün aynı şeyleri yapmam gerkeiyorsa veya aynı durumlarla karşılaşıyorsam bugünün dünden veya yarından ne farkı olur?Kendini tekrarlayan bi hayat 1.1.1.1 bütün günler aynı sabitle simgelenir.Hayatın sıradanlığından kurtulmak için hergün farklı ve heyecan verici birşey öğrenmek gerekiyor belkide.Peki diğer insanlar.
Hergünü aynı ve hergünü hiçbirşey yapmamakla geçen ,aynı yolda yürüyüp birbirini görmeyen insanlar.Tabi onların bitmek bilemez büyük dertleri.
Kazanılması gereken bi varolma savaşı...
(devamı daha sonra...)
Hergünü aynı ve hergünü hiçbirşey yapmamakla geçen ,aynı yolda yürüyüp birbirini görmeyen insanlar.Tabi onların bitmek bilemez büyük dertleri.
Kazanılması gereken bi varolma savaşı...
(devamı daha sonra...)
21 Temmuz 2009 Salı
içimdeki sonsuzluk
İÇİMDEKİ SONSUZLUK
Aynaya baktığımda gödüğüm yüz kimin? İçimdeki aynadan , aynaya yansıyan somsuzluğumun neresindeyim?Sesim bunca sesin içinde kaybolup gider mi?Neden 'a' ları a yada 'a' şeklinde yazmakta bu kadar kararsızım?El yazım incelense bu durum nasıl karşılanır?Bu soruların cevapları nerde?
Kimim ben? Aynaya baktığımda ne görüyorum?Yüzlerce hayal ...Küçük adımlarla gerçeğe doğru itilen hayaller.Gerçeğe ne kadar yakınlar ?Gerçekten bilemiyorum ancak inancım içimdeki sonsuzluk kadar büyük.Bu sonsuzluğun içinde ne kadar ilerleyebildiğimse ayrı bir muamma ...
Ne kadar çok ses var benim tiz sesim bu sesler arasından sıyrılıp uçmayı başarabilir mi acaba?Ruhumun zihnimin sınırsızlığında uçtuğu gecelerde bazen sesime rastlıyorum.Seviniyorum özgrlüğe uçabiliyor diye.Sonra kayboluyor ama bi yerlerde uçtuğunu bilmek bana umudun tohumlarını yeşertebilme umudu veriyor.
A lar bazen "a" bazen de "a" şeklinde yazdığım "a"lar ..Neden öyle yazdığıma dair hiçbir fikrim yok.Belki şizofrenik ruh halimin kağıda yansımasını sembolize ediyordur."a" estetik zarif kırılgan "a" güçlü,samimi,sert.
Bütün soruların cevabı bende .Tıpkı bütün o bitmek bilmez sorunların çözümlerinin bende olduğu gibi.Pekiyi ben nerdeyim ? Sonsuzluğumu neresindeyim?İşte bu tam bi muamma
...Dip not :program yazı stilini desteklemediği için el yazısıyla yazdığımız a ile kitaplarda basılan a yı belirtemedim.Hepsi kitaplarda yazılan a oldu...
Aynaya baktığımda gödüğüm yüz kimin? İçimdeki aynadan , aynaya yansıyan somsuzluğumun neresindeyim?Sesim bunca sesin içinde kaybolup gider mi?Neden 'a' ları a yada 'a' şeklinde yazmakta bu kadar kararsızım?El yazım incelense bu durum nasıl karşılanır?Bu soruların cevapları nerde?
Kimim ben? Aynaya baktığımda ne görüyorum?Yüzlerce hayal ...Küçük adımlarla gerçeğe doğru itilen hayaller.Gerçeğe ne kadar yakınlar ?Gerçekten bilemiyorum ancak inancım içimdeki sonsuzluk kadar büyük.Bu sonsuzluğun içinde ne kadar ilerleyebildiğimse ayrı bir muamma ...
Ne kadar çok ses var benim tiz sesim bu sesler arasından sıyrılıp uçmayı başarabilir mi acaba?Ruhumun zihnimin sınırsızlığında uçtuğu gecelerde bazen sesime rastlıyorum.Seviniyorum özgrlüğe uçabiliyor diye.Sonra kayboluyor ama bi yerlerde uçtuğunu bilmek bana umudun tohumlarını yeşertebilme umudu veriyor.
A lar bazen "a" bazen de "a" şeklinde yazdığım "a"lar ..Neden öyle yazdığıma dair hiçbir fikrim yok.Belki şizofrenik ruh halimin kağıda yansımasını sembolize ediyordur."a" estetik zarif kırılgan "a" güçlü,samimi,sert.
Bütün soruların cevabı bende .Tıpkı bütün o bitmek bilmez sorunların çözümlerinin bende olduğu gibi.Pekiyi ben nerdeyim ? Sonsuzluğumu neresindeyim?İşte bu tam bi muamma
...Dip not :program yazı stilini desteklemediği için el yazısıyla yazdığımız a ile kitaplarda basılan a yı belirtemedim.Hepsi kitaplarda yazılan a oldu...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)