24 Temmuz 2010 Cumartesi

..............

karnım ağrıyor.aklım sende.sen nerdesin ? hiçbir fikrim yok.aklında mıyım peki?muhtemelen hayır.aklın kimde? bende olmadığı kesi.belkide değil.nerden bilebilirim ki?ne yazsam?ne silsem? ne düşünsem? neyi düşlesem?bilemiyorum ama mademki aklımdasın hala yanmda olmanı istiyorum.yanımda yakınımda aklımda elimde gözümde,baktığım güneşte,dokunduğum rüzgarda her güzel şeyde,...

19 Temmuz 2010 Pazartesi

istavrit

2



bizim ki yine içinden gelen sese uyup evinden dışarı çıkıtığı ve sevdiğini de yüzgecinden tutup yanında götürdüğü birgün orayı görmüş.suyun içinde kocaman iki kaya parçası ,ama herhangi bir pardon iki kaya parçası değilmiş o taşlar,envayi çeşit güzel çiçekle kaplıymış üzerleri ve o güzelliğin suyun içinde adeta parıldayan renkleri büyülemiş aşıkları.dayanamayıp gitmişler oraya gördükleri en güzel aynı zamanda yüzeye yakınlığından ötürü bi o kadar tehlikeli bölgeye.ordaki herbir eşsiz çiçekde birbirlerini görrmüş ve dahada bağlanmışlar.aölesiye inanmaya başlamışlar artık onları ayırabilecek birşeyin olmadığına.bu mutlu an baba istavritin kayanın dibine kadar gelip onlara "yanıma gelin!" diye bağırmasıyla sona ermiş.neye uğradığını şaşıran kahramanımız sevdiğiyle birlikte babasının yanına inmiş istemese de. babası kızın yanında onu incitmemek için eve gidinceye kadar birşey söylememiş.tabi evlerine geldiğinde kızılca kıyamet kopmaya başlamış.ona bir daha böyle birşey yapmamasını yaparsa onu eve kilitleyeceğini söylemiş.herzamakin den çok daha fazla sinirliymiş babası. istavrit, ona bu kadar abartmamasını sadece güzel birşey görüp risk aldığını söylemiş ve o an öğrenmiş annesinin başka bi balıkla o kayaların üzerinde aşk yaşarken balıkçıların ağına yakalandığını.hayatında yaşadığı en kötü anmış o an,birkaç dakika hayatında yaşadığı en güzel an olmakla birlikte.neye uğradığını şaşırmış,ne yapacağını ne hissedeceğini bilememiş.içinde şaşkınlık,öfke ve hayal kırıklığından bi aşure pişmiş o an üzerine de babasına duyduğu hayranlığı serpiştirmiş.çünkü herşeye rağmen hala annesini sevmeye devam edip yasını tutmayı başarabilmiş babası.onu terkedip giderken ölmüş birinin yasını tutabilecek kadar yüce gönüllü bir baba...

17 Temmuz 2010 Cumartesi

istavrit


1
karadenizin hırçın sularında yumurtasından erkence çıkan bi istavrit varmış.kara gözlerinden hiçbişey kaçmayan ufaklık çok çabuk öğreniyor çok hızlı gelişiyormuş.yaşı gelmiş ve babası yüzgecinden tutup onu balık okluna kaydettirmiş.artık okula başlamış istavrit .ilk ders en mühim dersmiş ve konusu avlanmaymış.öğretmeni onlara avlanan insanlara dikkat etmeleri gerektiğini her buldukları yeme atlamanın hayatlarının son anı olabileceğini anlatmış uzun uzun.küçük istavrit babasının "büyük balık küçük balığı ,insanlarsa bütün balıkları yer" sözünü hatırlamış o sırada.belli ki babası insanlardan muzdaripmiş.ikinci ders onu farkemiş ;parlak gümüş renkli pulları yeşil süzgeçleri güzel gözleriyle onu büyüleyen bir dişi istavritmiş gördüğü.bir yolunu bulup onunla konuşması gerekiyormuş bi merhaba yada herhangi bi tanışma diyaloğu.4.ders cesaretini toplayıp yanına gitmiş.nerhaba demiş kendinden emin bi tavırla ama sevdiği pek umursamamış "merhaba"sını üsten stten bakıp merhaba diye geçiştirmiş.umursamaz tavrı cesaretini kırmış bizimkinin konuşmaya devam edememiş kurmak istediği bütün cümleler ve 30 sn de kurduğu hayalleri içinde kalmış.5.ders dişi istavritin aklında dersle ilgili bir soru takılmış ama çevresinde bizim cengaver istavritten başka sorbileceği kimse yokmuş.o da ona sornuş sorusunu.iyi ki de sormuş ki bu güzel bi arkaddaşlığın çocukluk aşkının hatta büyük insanların göze alamayacağı fedakarlıkların yapılacağı bir sevginin oluşmasına sebep olacakmış.gel zaman git zaman istavritler büyümeye başlamış aradan bir sene geçmiş ve tam da avlanacak kıvama gelmişler.babası istavrit için çok endişeleniyormuş . vakti zamanında annesini kaybettiği o günden bu yana endişesi dinmek bilmiyormuş.gözlerinde hep bi hüzün varmış .bizimki ona bakmaya korkarmış bu yüzden gözlerine iyice baktığında annesinin gidişini görürmüş .görürmüş ama vazgeçmezmiş kendini akıntıya bırakmaktan ,özgür ruhu izin vermezmiş babasının dibinde yaşamasına.bin yıl korkarak yaşayacağıma bir yıl yaşayıp yaşanmış bir hayatla ölmeyi yeğlermiş

16 Temmuz 2010 Cuma

küçük,mutlu arkadaşlıkların sırrı beklentisizlik,büyük mutsuz arkadaşların handikapı karşılanmayan beklentilerden dolayı oluşan tartışmalardır.